başlangıçlar bulunur mu?
bildiğim bir şey var ki o şey
nasıl bozulmuşsa tersi ile düzeliyor. ben kendimi dinleye dinleye böyle oldum. düşüncenin
erişilmez o kıyısında dinleme savaşları verdim. içine girdiğim her bütün
sonsuzluk taşıdı. hissedilen her sonsuzluk en büyük zaafım oldu. kalabalık. kendime
yakın bir kalabalık bulma ümidiyle ait olmadığım çukurları doldurmaya çalıştım.
ıssızlıklara kaçtım. evimden uzaklaşma duygusu bana elde edememenin
savunmasızlığını öğretti. beni kimse aramaya çıkmadı. koyulaşan akşamın
gölgesinde hayal kırıklıklarım bana eşlik etti. vazgeçtim. bütün bunlarla
birlikte ben yokum demenin güçlüğü var. sarsılmaz inançlarım, geldiği durakları
bilememekten usanmıştır. bir sabah uyanıp aniden büyümek zorunda kaldığından,
çekingen ve cesur, kimsenin adımlarına sığmazken yetişmeye çalışmıştır. beklemek
korkunçtur. geldiği dünyaya gideceği dünya kadar yabancı bir ruh niye çırpınır
durur? besbelli. bir şeyi uzaktan anlatmak imkansız. insanın iddiasından vurulması gibi adandığı şey yüzünden ruhunun alabora olması da an meselesi. gözlerimi silip, yaşamın
tozunu almam gerek. yazar,
mumun dibine ışık vermediği o kötücül karanlıkta yazar ne yazıyorsa. saksıda çiçekleri solan yalnız kadınlar yetim sayılsın.
Yorumlar
Yorum Gönder