kalanlar.

dargın mıyız? paylaşılabilen en iyi şey sessizlik aramızda. seyre koyulduğum boşluklar, yol çeken gözler yine kalbime dönüyor. gönlünü dolduramadığımı içerledikçe derinleşiyor ruhumdaki sakarlık. bütün varlıkların tıpkı bir ayakkabı gibi eskimesi, eskiyen bir ayakkabıyı ayaktan çıkarır gibi insanın insandan kopması, kırılan bir vazo gibi insanın duygularının paramparça olması, bağlanan kişi için acı yüklü. ellerim bir sokağı tarif ediyor gibi oynuyor, oynuyor ve akşam olunca dönüyor evine. burada neyle yaşıyorum? acıya dönüşen bir boşlukla. yitirdiğim sevgilerle. görmediğim bildiklerimle. benim olmayan gündüz ve geceyle. hiçbir kent bilmiyorum ki, ne gecesi ne gündüzü bu denli benden ayrı olsun. bu denli beni bıraksın. bir tozdan öte. ne rüzgarı, ne yağmuru, ne dağlardan sabah yükseldiğini gördüğüm bulutlar- hiçbir şey benim değil. sana gelen yollarımdan hastayım son üç şarkıdır. duymuyorum diye dinlemiyorum sanma. sana sakladığım son yerden kırıldım az evvel. kayboldum az önce kendi evimin balkonunda. yıllardır aradığımın adını unuttum evimin bodrumunda. kalbim karıncalandı benim. duyuyor musun? kalbim varmış benim. göğsümün ortası böyle, ayrılık saplanıyormuş gibi ağrıdı, terasımın soğuğunda. ölmüştüm ben, o sevgi kalabalığının ortasında. yaşayanlar unutmuştu beni, ben öldüğümle kalmıştım, toprağın karasında. yani gelmiyorsam şimdi sana, dün öldüm diye, sokaklaştığımda. yani ölmüyorsam sana, ev olamıyorum diye kirli sokaklarına. aramıyorsam seni bu akşam, hep aynı hikayeler dönüyor diye kulağımda. sen yine de unuttuğuma inanma, ayaklarım kopsa da karıncalanan kalbimle koşuyorum sana. aşkım, hevesim, ölmediğime kanma. yaş kanadıkça yaşlanıyorum ben hayata. sana ayrılıkların ateşini gösterecekler yanma, ateş bile olsam okyanuslar saklıyorum sana. her şehrim, aramıyorum diye ‘aramıyorum’ sanma. her şehrinde yurdumun, ellerimde mumla adımlıyorum uçurumlara.

 























Yorumlar

Popüler Yayınlar