eşik.


 daima hayal kırıklığına uğramamak için olası tüm kötü durumları hesap edip kendimce bir ön alıştırma yaparım ama enteresan şekilde daima hesap etmediğim bir şeyin acısını çekerken bulurum kendimi. uzun süredir eşikte hissediyorum. dışarıda, içeride, üzerinde, uzakta değil tam olarak eşikte. açmaya layık olmadığım bir kapının, asla açılmayacak bir kapının, gidecek yerim olmadığı için beklediğim kapının, ama her halükarda bir kapının önünde ve daima eşikte. baş ağrıtır endişesi ile dile getirilemeyen acıların, büyük bir trajediyle vuku bulup dile getirmeyi bırakın dillere yayılması gibi bir huyu vardır. belki de siyahla beyaz çatışırsa ne olurun cevabı yaşamım. bu zıtlığı yazgım olarak görmeme rağmen yine de kendimle uzlaşamamam da benim ebedi uyumsuzluğum. tutsaklık görünür zincirler aramıyor. bambaşka nedenlerle, bağlarla hepimiz kendi tutsaklığımızı yaşıyoruz. zincirleri kırmamak için türlü türlü gerekçelerimiz var. bir zincir kırılırken diğeri çoktan ağını örmeye başlıyor. olup olmamasının bir önemi kalmadığı noktada oluyor bazı şeyler. gemileri yakmaya karar verdikten sonra denizin durulması gibi bir şey. sürekli güçlü görünmeye çalışırken zayıf insan zırhı giyenlerden olmadım hiçbir zaman. gerçek güç, kırılmayı bu denli önemsemeyecek ve bir zırh kuşanmayacak bir mutluluk ve öz güvenle yaşamakta. neyi diline zırh olarak dolamışsan, yaran tam da orada diyordu bir filmde. kaçmak için nereye kaçtığını değil, nereden kaçtığını çok iyi bilmelisin. yalnız bir insanın çıkış bulma arzusu, bir şeyler değişecek hissi daima büyük bir yalnızlığa derinleşir. insan bazen bir yere gitmeyi çok arzuladığı için değil, kaldığı yer dayanılmaz bir hal aldığı için gider. en kesin gidişler de böyle başlar. öyleyse neden uyumak bilmez benim bağrımdaki diken? bir yükü hafifletmek için yazıyorum. bazen ölümün dayanılmaz ağırlığını hafifletmek için, bazen güzelliğin verdiği taşkınlık hissinin, bazen yas sürecinin, bazen dışta kalmaya yazgılı olmanın. her zaman sevginin yeteceğini sanıyordum, şimdi çok sevmenin yetmediği bir yerden yazıyorum.



















Yorumlar

Popüler Yayınlar