ev.
içimde biriktikçe yoğunlaşan dile dökülememenin o umulmaz
hissiyatı umutsuzluk mu yoksa ince derin bir şikayet mi? gönlüme iliştirdiğim
bir mektubun ardı sıra koşarken yaşadım bekleyişin tüm hallerini. uğuldayan
kalabalık boyu gözlerimi yollarda avare ettim. hatırlamak gizli bir ibadet
benim için. günahlarımdan arınmak masumiyete dönmek tavaf etmek. eksik
parçalarımı aradım. aradıkça kayboldum. dönemedim. ufuk, yön yoktu. tutamadım
uzanan elleri. kulağımda eşsiz deniz naralarıyla dalgalanan koyu mavi huzur.
ondan öğrendim nağmeleri. çocukluğumun ana yurdundan kaçırdığı elimde kalanı. dönmek
nasıl bir şeydir? insan nereye döner? döndüğü yer neresidir, geriye dönmek var
mıdır, mümkün müdür? yoksa kader sadece ileriyi mi gösterir? geldiğin, döndüğün
yer orada mıdır bekler mi? baksan görür müsün, kalbin dönerken pusulan mıdır?
geçtiğin yerleri unutmadan aynı yerlerden geçerek yine evin yolunu bulabilir
misin? geçtiğin deniz, vardığın liman, bulduğun yuva seni hatırlar mı? seni
esir gibi saklar mı? dönmek kabiliyet değil, zaruriyettir. bazen durduk yerde
bir olayın bütün yaşamımı değiştireceğine inanırdım. en çok da bu mecburi eve
dönüşler sırasında, tam kapıda yakalardı bu duygu. eşikte öylece kalır,
gözlerim dalar, çocuksu bir umutla bir şeylerin olmasını beklemeye başlardım. heybemde
taşıyamadığım merhametin acısını çekiyorum. beklentiler yaralar. insanlar
zamana meydan okurcasına bambaşka suretlerle gizli bahçemizde salınır. bağlılık,
düşünmemek demektir, düşünmeye gerek duymamak demektir. bağlılık
bilinçsizliktir. akıp giden zaman hissedilmez bir hal aldı. koşulsuz hayatın
meşguliyetine duyduğum sarsılmaz teslimiyet duygusuyla ne olmak istediğim
konusunda en ufak tereddüt duymadan kapı ardında saklanıyorum. durak durak
adını bilmediğim sokaklarda arıyorum aramakla bulamayacağımı. zihnimde yer
edinen her bir hatırayı yaşamamış olmayı diliyorum. eksildikçe beni tüketen ve
koca bir boşluğa dönüştüren her şeyi bulamayacağım karanlıklar ardında mezarlıklarda
saklamak istiyorum.
karanlık gecelerime yıldızlar yağar. ışığınız güneşle aşık
atar. ay mahcup olur kaçar. ben bu ışıkla kör olmuşum, iflah olmam. bir çatlak,
kendi çatlağımı arıyorum, paramparça olmak için.
Yorumlar
Yorum Gönder