sonsuzluk ve bir gün.
bazı geceler bir sevginin bin sevgisizliği
iyileştirebileceğine inanıyorum. bazı sabahlar bir sevgisizlik bin sevgiyi ezip
geçiyor. saklanmakla meşhur kılınmış hisler delip geçiyor, içimde, öylesine
aşikar ki gölgelerle bezenmiş koyu bir karanlığın ezici çoğulluğunda
perdelenmiş. biraz daha bükebileceğini sandığı her şeyi kırmıştır insan. öylesine
bir varış özlemi. devasa bir varış özlemi yer edinen. birden vuran gerçekler
bir kaldırıma çöküp ağlatabilirmiş. koca şehirde her şeyin var sanıp
kimsesizliğin birden vurabilirmiş. sevgiyle yerle bir olan kalbimi eskisi kadar
konuşasım yok. hislerimden bahsedesim yok. hararetli konuşmaların ele avuca
sığmadığı zamanlara hasretimi dizginleyemiyorum. yalnızlıkla dinginlik arasındaki
mesafeyi bulamıyorum. kendimi bulamıyorum. affedilmeyi hiç beklemedin. hiç özür
dilemedin. sen kıyıda köşede ihmal ettiğin bir kalbin seni hep sevdiğine
emindin. nokta kadar gökyüzüme sığdırmaya çalıştığım her gece karanlığında göz
göze geldim seninle. adının geçtiği bir masada seni hiç tanımamış gibi
davrandım. çözemediğim bir düğümün ortasında boğuldum. senin çıkmazında mahcup
düştüm kendime. nasıl anlatsam bilemedim. bin sene heyecanla beklediğin bir şey
sonunda gelmiş de gerek kalmamış gibi. bu dert beni benden etti. usul usul
yürüyorum. kurduğum cümleleri bilmem kaçıncı kez kuruyorum. unutmak yıllar
alır, hatırlamak bir an. yanı başımda filizlenir bu umulmaz ağrı. olmadığın bir
şehirde gözlerim gözlerini arıyor. arada bir sokağından gizlice geçtiğim oluyor
beklentim yok, yanan lambanı görmek tüm telaşım. bir gece saat üç gibi seni hiç
tanımamayı istedim. ne istediğimin bir önemi kalmadı, ne istediysem olmadı
zaten. hayalini kurduğum şeyler üzerimde acı olarak kaldı. bağ kurdum, dağ oldu
içimde. senin sokağına çıkmaz benim yollarım. hem sağanaksın hem sığınak. aynaya
bak, bir harabe gibisin. oysa sen çok güzel bir çocuktun. sonradan görme bir
yalnızlık, dudaklarımın ucunda adın kimseye söyleyemiyorum. bir sürü dünya
telaşı var biliyorum ama yine de seninle bir bankta oturup kalbimizi dinleyelim
isterdim. ben seni bir şarkıda da hatırlarım bir otobüs durağında beklerken de.
ben seni bir çiçek bahçesinde de hatırlarım bir buğday tarlasında da. ama ben
seni nerede unutabilirim bilmiyorum. dünyada yalnızca ikimiz olsaydık ve kapım
çalsaydı, ben yine senin geleceğine ihtimal vermezdim. işte sen bana böyle
hissettirdin.
Yorumlar
Yorum Gönder