itiraflar.
bugünümü nadide duygularla süsleyen akça bir kışın en sessiz kendi olma haliyle taşıyorum bana ait olan her şeyi. yüksünmeden bedenimle bütünleşen yaraların sızısında buluşuyorum kaskatı bir dokunulmazlıkla. yoğunlukla ağırlık veren hislerin ezici çoğulluğunda oyalanacak bir şeyler arıyorum. incelikle işlenen bir gergefin en sırlı köşesinde bir bakışın en karşı konulmaz iç geçirişini arıyorum. sana sahip olmaktan bahsetmiyorum, arayış olmaktır. arayış ufuksuz yolların başlangıcında olma arzusu güden yakıcı bir tutkudur. gündelik düşler fırtınasında bir belirsizliğin en yakıcı tutkusu. zaman gözlerimde beliren kayıp inanma arzusu. sıkıştığım her köşenin hesabını kendimde, insanlarda aramaktan yoruldum. nefes boyutunda dile varamayan sımsıkı bir yutkunmanın acısı deliverip geçen ruhumu. anlattıkça dile dökemediğim yüreğimi en karanlık duvarın gölgesinde bekletiyorum. beklemek usulca tükenen bir varoluş. durmadan azarlanan varoluş. ıslahevlerine çakılı bir kuşun yeltenişi uçmayı bilmeden. istenen çizgileri hayallerin alevlerinden geçirerek onları renklere bürünmüş göstererek daha da değersiz gösteren kesiksiz arzular yok mudur. birbirlerine yabancı kalırlar dik durdukları sürece, komşu gövdeler.
Yorumlar
Yorum Gönder