esinti.

 kendine gelmek için unutulmak gibisi yoktur. aidiyet hissi çoklukla gezinirken korkulukla bezenmiş demir harabelerimde, yıkılmayı bekleyen tüm yerleşmişlikler sanrılı bir rüyayla kapladı izlerimi. yayıldıkça en derin yüz çevirmeler buldu bedenimi. beni terk eden benden uzakta tebessümlerle beş çayını yudumlayan bir konuk. bizi terk eden bizi kurtarır. anlam, birçok şeyi belki de her şeyi dayanılır hale getirir. anılar yok vüsatımızca açılan bir şehir boyu. anılar iki dünya arasında. merhamet dolu bir bağı aşırı düşkünlüklere duyurmak. evreni kaplamaya, can sıkıntısını gidermeye bana bakamadığın ölçüsüz bir boşluğu doldurmanın kaygısında tutunuyorum ancak ölülerim arasında iyiyim. bir yer ki huzursuzluk diz boyu, oradan geçip gitmeli. geçip gitmeli yalpalayan kalabalıklardan yalınlığa itilmeli kendi olan boşunalık duygusu. duygudur ki boyuna bir düşüş, oysa sana doğru. beklerken, beklemek en büyülü esintilerle alnına dokunan. beklemek hüzünlü ama dingin bir umutsuzluktur, bir an önce yitip gitme arzusuyla donanmış. umursamazlıkla yarım bırakılmış ayartılar keskindir yol boyu, yaşamının anlamını bulamamıştır. bulamayacaktır. sonuçsuz bir son olarak, ölüm, gelebilir, artık, işte. ne zaman dünyanın anlamını sezer gibi olduysam, onun basitliği şaşırttı beni. gözlerinizi içinize çeviriniz.

Yorumlar

Popüler Yayınlar