yüzyüze.

 sınır ötesi berrak bir kayboluşun ardından yazıyorum. adını koyamadığım her bir ani kayboluş kalbimin dehlizlerinde dur durak bilmeyen yakıcı çığlığın fısıltılarına gebe. nispeten duygu belirmeleri şeklinde lanse edilen dar bir çerçeveye sığdıramadığımız oluşlar yerinden sökülercesine kopmayı bekleyen bir çığ. duvarlarla yüzleşmek hiç bu kadar zor olmamıştı. anlarıma şahitlik edercesine sorgulamalarımın merkezinde bir bakış mesafatında katı serin olasılıklar yüklenemediğim dağların koyu gölgesi. aidiyet hissi korkuluklarla bezenmiş engin bir denizde bırakmak tüm benliğimi. buzdan hayaller. kendini asla yarı yolda bırakmayan tüm insan bilgeliğinin özü. susmuyor susturulması gereken en gerekliler. sesle çelişen bir sessizlik tekerlemesi. içinden hiç durmadan konuşup dili tüketiyor. duyulmak için dile ihtiyacı yok ama kalbin. kendi kendine konuşması sığınaksız bir mezalim. bugün, yarın ve yarınla birlikte yarın. kayıp vahalarca savrulan günlerimi korunaksız bir yıkıntının eşiğinde yılgın bir bekleyişin esaretine sunuyorum. beklemek gövde gösterisi zamanın. beklemek belirsizlikle muhtemel oluşların sırlı mevcudiyetini aşikarane gözler önüne seriyor. manalı bakışların gizini hesapsızca gün yüzüne çıkarma uğraşında eksildiklerim ben. eksildikçe eskimişliklerim. derin bir kavuşmanın bekleyişinde görmeyi düşlediklerim tüm bu inançlar boyunca sürüklenen ve toza karışan ben. sözü sesle söylediler, görmenin evine konuk ettiler bakışı.

Yorumlar

Popüler Yayınlar