yalınkat

 olduramadığım duyguların ardı sıra sürüklenmek kusursuz süreğen bir alışkanlıkla baş başa bıraktı beni. deneyerek yenilme çabasının sınırlarında ben, ben olmaktan vazgeçtim. tüm yerleşmişliklere inat aykırılıklarla ben yalınkat bir huzursuzluğu beraberimde taşıyorum. kabıma sığamadığımı hissettiğim anlarda kendimi dinlemek adeta ucu bucağı olmayan bir ufuk çizgisini aralıyor. elimde tutamadığım tüm bu sevgi katarını ait olmadığım mekanlarda, sokaklarda yine huzursuz bir sükunete değişmek elimde olmayan bir uğraş sonu gelmedik. içini dolduramadığım bu kaygıların mesken tuttuğu her bir yanım dayanılmaz acının katı gölgesinde kalbimi her saniye yoklayan sızı. insan sebeplere tutunur mu? arayış içre bulunduğum sebeplere tutunamamak beni benden koparır mı? gittikçe hissizleşen uzuvlarımda tek başına kalmışlığımı olanca şiddetiyle yaşıyorum. ben, yaşıyorum ki yaşamak korkulu bir süregeliş. mutluluk diye nitelendirdiğimiz her bir oluş, kendimizi boşluklara sığdırma çabası eksilen. insanlar, kitaplar, ağaçlar, ben. tatmin olamadığımız duygulara kusur yükleme uğraşında kaybettiklerimiz eksilten. bizi yoldan ayıran. yol, kalp üzere sandıklarımız. en özel mücevheri saklarsın ya, en değerlindir, iz bırakan her bir hatıraya sahip olduğunu bilme hissi canlandıkça suretleri tebessümle ahengine büründüren. kaskatı bir var olmuşluğun bekçiliğini sürdüren her gece gibi benim sana bakışlarım. huzmelerce savrulan yorgun bakışlarım. ince ruhu bir bakışa sığdırma çabasında kaybettiğim kendiliğim. kapını çalıp seni bulamamaktan neden korkayım?

Yorumlar

Popüler Yayınlar