yeniden

 

içimizde daima yıkılmayı bekleyen kalelerin ardına sığınırız. güvenli bir geçit bizi ikna edercesine tüm dayanıklılığıyla olmazlar adına önsezi. tüm korunaklılığıyla düşünce dünyamızda vazgeçilmezlerin kıyısında en şiddetli fırtınalara dahi güçlü bir yelken. cesareti ve gücü en derinimize sığdırma çabası mı bizi bunca korkuyla baş başa bırakan? ya da umma cesareti mi bizi geride bırakan. başarısızlıklarımın ardına sığınmak hiç bu kadar kolay olmamıştı. dünyayı tanıdıkça, insanları tanıdıkça kendimden kurtarmaya çalıştığım bu umarsız kaygı ve telaş yok olma adına ruhumda gitgide incelen ışıklar huzmesi. tüm benliğimde ait olmadığım bir bedene sıkıştırılma çabası her anımı huzursuzlukla dizginleyen katı inanç. ev, acıtan yerdir. peki neden eve dönmekten ibarettir hayat? eve, kendimize, aitliğimize, demir parmaklıkları andırırcasına hapsolmuşluğun en kasvetli karanlığına bizi bu denli mecbur bırakan. mekanlar, ruhlar, bedenler, tüm bu kaygılı suretler iştirak eder yalnızlığımıza. mutluluğa dair en ufak bir adım bize kaybetme korkusunu ansızın tattırır. belki de evimize dönmemiz bu yüzden. sınırlarımızı kuşatan belirsizlikleri kendi kalelerimizde aşılmaz engin nehirler boyunca sürükleme telaşı bizi en geride bırakan. cesaret umma fırsatı veren koyu gölgelerin huzursuzluğu. insanlar gider. insanlar her zaman yerini koyu bir sessizliğe bırakır. yeri doldurulamaz tüm bu hisler olanca kasvetiyle kuşatır bedenimizi. çaresizlikler boyunca sıralanan tüm bu olmazlar bizi kendimizden yoksun bırakan, her geçen saniye içimizde aşılmaz uçurumlar yaratan. beklemek tüm bu polyanna masalları kendimizde, anılara ait bir umut bulma çabası. varlığından bir an olsun emin olduğumuz her şey yerini ıssızlığa bırakır. beklentiler daima yaralar. beklenenler daima yaralar. imkansız gibi görünen bu mesele geceler boyu zihnimde değiştirme, oldurma çabası. boş bir mesele, suyun kumsala vurması gibi. kayboldum yeniden.

Yorumlar

Popüler Yayınlar