içimdeki manzara
yalnızca olmayan manzaralar ve hiç okumadığım kitaplar sıkıntılı değil. yaşam, benim için beyne ulaşmayan bir uyku hali. bunu kendi haline bırakıyorum ki orada hüzünlü olabileyim. yaşam bende belirsizlikle sürekli yenilenmenin sıkıntısı. fikirlerin ardında gizlenen aldatıcı farklılıklar. her şeyin acımasız benzerliği. manzaralar, tekrarlardır. hiçbir şeye sahip olamayan biri için bir adım kuşkusuz yaşam olmalı. varlığımın bahçesini demir parmaklıklara çevirdim. bir taş duvardan daha itinalı. öyle ki başkalarını dışarda tutarken ve diğerleri gibi kendi yerlerinde tutarken, onları çok iyi izleyebiliyorum. yolculuk, hissedemeyenler içindir. aslında hepimiz bir göz yanılgısında büyülü ekranların yakıcı ışıltısında kendine sığamayan, kendini tatmin etmekten uzak, bir nehrin akışında kıvrılan azade yollarız. kendine ulaşamayan beden ve ruh olarak tanımlanamayan kendimizden bir başka manzarayız. kendimize bile sahip değiliz. evren bana ait değil, benim. kıskanç düşünceleri olanaksız kılacak muhtemel bir sevginin üstün varlığını izleyebilecek bir tepeyi arşınlamanın yorgunluğundayız. kızgın değilim, kızgınlık güçlülere aittir. vazgeçmek asillerle taşınan bir mücevher. sakinlik büyüklerin gölgesinde soluklanan bir his. arıyorum ve kendimi bulamıyorum. yolculuk nedir ve neye yarar? bir günbatımıdır. herhangi bir yol. ama eğer sonuna kadar gidilebilirse. ne kadar derine insek de ne kadar yükseğe çıksak da duygularımızdan kaçamayız. kendimizden hiçbir zaman ayrılamayız. gerçek manzaralar kendi düşlerimiz. hangi yıldız silsileleri? hangi lekeli pencereler? gizemin hangi yolu tarafından izleniyor? yaşam burada yatıyor. içimdeki hiçbir şey, başka bir şeyi aksatmıyor. aslında beni yaşayamamak.
Yorumlar
Yorum Gönder