tanımla.
gece geçen gemiler ne işaret veriyor ne de birbirlerini fark ediyor. benim için olan bu ağır kanatlı gün batımı çok yavaş, renkleri sert ve bulanık. güneş benim için batmıyor. hangi esinti boyunca açıldığı muamma bu belirsizlik ansızın dışa dönük bir karşılık beklemeden kıyıya vuran bir yaşam. olanaksız boş saatlerin nazik bir yalnızlığa oyulmuş aldırmaz serin izdihamında yalpalayan tüm inançlarım. yoğun bir ruhsal dinginlik arzularımın mavi kucağına düşer ve izlediğim tüm yolları unuturum. uyku halimde bir üzüntü, bilinç duvarlarımın ötesindeki bahçelerde belirsiz çiçekler açar. yaşam nehrim bir iç denizde sona erer. düşlerle bezenmiş dört duvarımda özenle yetiştirdiğim ağaçlar sonbaharda sararmış. bu manzara dikenli ruhumun tacına bir eşkal. yaşamımın en mutlu anları, düşlerim ve hüzün düşleri. kaderi anlayabildin mi? büyük kelimelerin ritimlerini nefesleriyle dalgalar gibi kabaran ve çarpan, gönlümün dağdağasını durduramayan uzun cümleler. başkalarının kurmaya imtina ettiği cümleler yankısıyla meçhul cümleler kulaklarımızın hataları, anlayışımızın gemi kazaları. aylardır yazıyorum. başka birinin yaşamına dönüşen zihinsel bir uyuşukluk içinde olağanca kaygımla kelimeleri sürüklüyorum ardım sıra. sıklıkla mecazi bir dinginlik duyuyorum. ben yokum. başka biriyim. düşünmeden düşünerek yaşıyorum. bugün aniden kimsem ya da kimi düşlediysem, o oldum. büyük bir yorgunluk anı. uzaktaki yabancı bir uykuda. gözlerimi diktiğim her ne varsa, anımsadığım, boşlukta beliren, mahkum eden, görüntünün ortasında hiçlikle bir harman yeri belirdi. yaşamın ne kadar içi doldurulmaz olduğunu hissettim. hissetmek bir boyun ağrısıdır. her gün rezil ve derin ruhumda, kendi farkındalığımı beni terk edecek endişesiyle bütünleştirip adeta, kayda alıyorum. onları yazılır yazılmaz beni terk edecek kaygısıyla giydiriyorum. resmi bir ziyaretin önünü hazırlar gibi büsbütün düş sıyrılmalarıyla anımsanan, hissetmediklerimi analiz etmekten zevk aldığım ve karanlık bir köşede bir resim gibi. ve sıkıntının bir kişilik, kendime ait kurgusal bir bedenleştirme olduğu noktasına ulaştım. ben ruhu alışılmadık kelimelerde, endişeli ve ustalıklı bir ruhu canlandıran yapay bir tuhaflığın hüzünlü ışıltıları tarafından dışsal olarak tanımlananlardanım.
Yorumlar
Yorum Gönder