kapı arkası

 sevme yeteneğimiz olmadan, sevilmek için söylememiz gereken kelimelerin düşüncesiyle bile yoruluruz. hem aramızda sevilmeyi kim ister ki? sevilmek fikri bizi panik noktasına kadar yorar. yaşamın sürekli bir ateşlilik hali, susuzluk hali mevcuttur. gerçek yaşam sıcak bir gün gibi beni bunaltır ve bunu kötü bir biçimde yapar. içim çok hasta ve hastalığımda en ufak bir özgünlük olmadan. geriye dönük kiralanan her bir acı kültü iki gizem arasında inşa edilmez bir köprü. bize kalan tek gerçek duyularımızken yaşamın süslü örtüleriyle yaşayabilseydim, şikayet etmek için derin üzüntülerim olmazdı. şimdiki zamanı başka evi olmayanların açlığı ve hırsıyla yaşıyorum, gelecek için tüm inancını yitirmiş bir neslin kısmına aitim. ne geçmişi ne geleceği anımsıyorum. bencil sıkıntımın güneşi batıyor ve çelişkilerde hazcılığım yaşça soğuyor. bizler durgunluk devresindeyiz. başkalarına karşı hep saygılıyız hatta onları başka bir ilgiyle severiz çünkü herkes ilgi çekicidir, dönüşürler. acıların seyreltilebileceği, kuşkuların ve endişelerin yumuşak bir yatağa dönüştürülebileceği yol üzerinde yanıltıcı inceliklerin hayalvari gölgesinde dönüp durmalarım. kapı arkasında saklanıyorum adeta. gerçeklikle yüzleşme korkusu her an beni kovalarcasına köşe başlarında, içimde durdurulamaz bir döngü. acı veren gerçek ortadayken ve kuşkusuz başka biri de benim nedenimle derin düşüncelere dalarak, düşündüğüm manzaraları düşünmüşse bundan nasıl gurur duyabilirim? biz, gölgelerde hareketler yapan pencerelerden başkası değilken arkamızda sürüklenen , gerçeği kıskanan bir kumaş parçası çepeçevre sarmalarken hepimizi zamanın uçurumu kuşatmıştır ve burada sonunda yok oluruz. süreklilik bir arzu, ebediyet bir yanılsamadır.

Yorumlar

Popüler Yayınlar