var
soyut bir kavgayla insanları kendimden olabildiğince uzağa sürüklemem yok mu ? belki tenha bir varoluşun
hükümranını sürmek belki de sevilmek korkusu.
karmaşalar arasındaki derin çizgi zihnimde aşılması zor çukurlar açıyor.
kendimden , ağaçtan, kitabımdan özür dilemek kaygısı bende tekerrüre düşen bir
yanılgı. safi bir yalnızlıkla eriyip gitmelerim kendimle başbaşa kalınca en çok
da mana veremeyişlerim. beni bu katışıksız karanlığın en ücra köşesinde terk
edip gitmeleriniz yok mu. düşünceler denizinde
boğulmalarım, belki de gelemeyecek olana tutunmam kadar acizliği hücrelerimde
hissetmelerim. beni benden almalarınız yok mu. beni benden eksik
bırakmalarınız. bir zemin yanılgısında yörüngesini yitirmişçesine yön
arayışlarım. ontolojik bir mücadelenin
ortasında kendime bir pay biçme çabam. kendimi mevcut düzen dahilinde sınırlı
bir gökyüzüne hapsetmelerim. şimdi ben bu denli kargaşa içerisinde zihin
koridorlarımda yalpalarken siz uzanılması ve yetişilmesi güç bir bulut
gibisiniz. boşluğun en namütenahi hali.
Yorumlar
Yorum Gönder